sığ denizlerde boğulan cesetler
tanrıya kırmızı şeyler borçluyum
korkunç ölülerin kanları akıyor geceden
ve senin gözlerin
sarı bir magmadan çağırıyor tüm ölüleri provaya
oysa benim vaktim yok
kendimi kırık bir anekdotla aldatmaya
senin nazarında deliliğin acıyan tarafları
hiç de tahammülüm yok yollanmaya
aşina etmekteyim kendimi
bunaltının boş kovanına
yüksek zen'e
ve gözlerinden akan lavlara
biliyorum içimde çok seyircili mitingler olmayacak
senin
lavları alıp peşinden gittiğin
lavları alıp peşinden gittiğin
cesetler boğuyor
sığ denizlerde
sığ denizlerde
çıkarılıyor benim siyah şiş cesedim
biz iki pınarın aktığı birikinti bile olamayız
diyesin diye