19 Aralık 2018 Çarşamba

kimse geceleri ölmek istemez

kimse geceleri ölmek istemez


yalnızlığım benim aklımın celladı
herkes kendi cenazesini yıkamak ister
herkes ölebilir
geceler ölülerle beslenir
yalnızlık yalnızlarla

iki nokta yan yana gelmez

iki nokta yan yana gelmez


ben beceriksiz bir adamım
çok şiir yazdım bugüne dek 
en okunaklısı sendin 
ama sende de virgülleri unutmuşum 
dedim ya çok beceriksiz bir adamım 
ata binmeden düşer
seni izlerken parmağımı kırar
yıldızları seyreder aşık olurum
gamzene konacak noktalı virgüller üretir 
imla hatası yaparım 
müstesna fikirlerle aldatırım seni
ama gayet açık 
dediğim gibi ben beceriksiz bir adamım 
şiir yazarım hiçbiri okunmaz 
üstelik şekspir bana kızar 
noktalara önem gösteririm 
seni de nokta sayar 
yalnız kalma diye kendimi yanına atarım 
sana eş ikinci nokta olurum 
üçüncüsüne ve yalnızlığına yer yoktur 
benim lügatımda 
dediğim gibi ben beceriksiz bir adamım 
burası karışık 
okunaklı tek şey sensin

sabıka kaydı

sabıka kaydı

gitmenin nabız kontrollü bir sabıka kaydı var
gitmenin içinde ağır dram bir oyun var
sahnede bulutlu bir toz var
gösterdiği tevazuda bir yanılgı var gitmenin
bu gece şehir durağan bir korna sesi
bu gece bütün cansızlar yavşak
nağmesiz delip geçecek içimizden
gırtlağa dayanan bıçak
her gidiş kayıtsız sabıkadır
ve herkes gitmenin ardında kalmış bir kayıttır

bu şehir gitmelerin ağıtıdır
bir manası yok sabıkaların
bir benzeri daha yok yalnızlığın
kimsenin ulaşamadığı mağlubiyetlerde..

dütlü kalmış zaman

dütlü kalmış zaman


çok fazla nefes alamadım sensiz
ama
bir komplekse doldurdum nefesini
pencereyi kapadım
göğsümü tıkadım
senin nefesinin olmadığı yere
ağzımı dayadım
gök dolmasın
sen dileneyim diye
açım
-oksijen falan yalan-
tüm doktorlar kuşe kağıtları ile bantladı
her yeri
gök dolabilir içeri
dolarsa affetmem seni
kompleksimdeki kan tükeniyor
yoğun bakımlar seni dütlüyor
acele et-gel
nefesim tükeniyor..


gök dolabilir içeri*
Arkadaş Zekai Özger

kanın uğramadığı damarlar

kanın uğramadığı damarlar


nereden bilebilirdim ki damarlarıma işleyeceğini
annem kardiyologlara götürdü beni
kalp ritimlerim sevdanın kararmasına basmış seni
kalp kapakçıklarım seni şişmiş
damarlarıma sıkışıp kalmışsın
toplanmış tüm kardiyologlar
çözüm arıyor
senin pasaportunmuş ora
açsalar damarı nefesin lince renk tutacakmış
recl edecekler sanırım kalbimi
ama bir ordinaryüs olaya el atmış
açarsak nefesi tükenir
bırakın tıkanık kalsın
belki kirli kan temizler onu..

beni tanrı gömebilir

beni tanrı gömebilir


geceye kısık kesişmelerim akıyor cüssesizliğimden
bu yüzden geceleri çarşıya çıkmalar yasak
geceleri çarşıya çıkmalar yasak
bu yüzden
gece gömmezler beni şehire
vücudum ışıldar mutlaka
sen beni sevmezsin yani
sevilen seveni sevmez
bu bir gurur tablosu olarak
asılır tüm dostlarımın yakasına
benim hafızam orada ölür
bedenim gibi senin tesirin altında
tekrar edildikçe sen
ölüm sertleşiyor
çürük bedenimin yalnızlığı bundanmış
sonra pamuğu şaraba bandırıp tıkarlar
aşkın en ürkünç bölümüne
hatıralarımı kılar tüm cemaat
sonra taşırlar seni omuzlarında
gömmeye yakın melekler tek tek öper
senin öpmediğin yerlerden
kırık hafızamla son kez seni anarım
ve tanrı gelir-beni ancak tanrı gömebilir
sonra herkes dağılır
sen dağılırsın hafızamdan
ben çıkarım tekrar mezardan..

kesik bilekle akor dersi

kesik bilekle akor dersi


çalamadım affet
portmantoya astığım sözleri
anın
bana bakmış
portmantoya asmadığım sözleri
pabucu dama atılıyordu neferlerin
ateşin içine gizlensem de tutamıyordum nefesleri
uzak şehirler bombardıman hevesleri
sesleri
eski dostlarım kırık bir gitarın
dönüyoruz
dönmemiz senin girdabın
bas gitar anımsatıyordu gelip gidişlerin
nefesim kesikti çalamadım 
affet ürperten sesleri
ahengi bozup dinlerim sesini
çalamadım affet 
kesikti bileklerim