İYİ BİR KADINDI..
Gençtim kanım çok fena kaynıyordu. Gençlerin kanı iyi kanıyor bunu çok iyi bilirim, yaşamsız duyguların içinde bilirim…
Bir kadını seviyordum daha gençtik bir şeyler hissediyordum onun badem içi yüreğine-gerçi halen hissediyorum- evet hissediyorum. Aradan yıllar geçti ama bilmem duygularım karmaşık bir yaprağa sarılarak daha da yukarılara çıktı. Hatta o kadar yukarıdaki kuşlar bile bam teli dokuyor oralara...
Tesirsiz bir duygunun anlayışsız haline benziyordu biraz. Ne bileyim garip hisler doğrultusunda ilerledik yangınımıza. Oysa çok engelsiz aforizmalar birikmişti onun gözlerine, giderken bile döndü, baktı ve ağladı. Bana en çok da koyan galiba buydu. Onca zaman bana ne anlatmak istemişti anlayamamıştım o bakışlarda. Onu çok acıtmıştım biliyordum, ne kadar masumuz ki zaten, bu yüreğini eline koymuş evrende. Ama buna rağmen ona karşı sevgim şımarık bir çocuğun sevgisinden sessiz kalmış bir çocuk doğurmuştu…
Hayat bize neyi gösteriyor neleri hissettiriyor çok reel bir öznenin bebeğidir bu. Aslında ne kadar yalansız yaşamın durağan hali diyebiliyoruz buna? Bilemem…
Bugün benden çok uzak bir yere gitti, belki unutmuştur, belki halen seviyordur, yıllardır duyamadım hiçbir şey ondan. Sadece iyi bir doktor olmuş diye duydum. Hep merak etmişimdir şuan ne yapıyor? Nelerle uğraşıyor? Hangi kitapları okuyor? Hangi çocukları seviyor? Daha nice enstrüman sorular. Ama en çok da hangi kitapları okuyor diye merak ediyorum. Kitaplara çok sarmıştı, güzel günce bir tütün gibi. Acaba hangi hayatları arıyor, hangi hayatları seçmişti o güzelimsi kitaplarda? Onu terk eden bir adamı yıllarca sevecek kadar iyi bir kadındı. Yaşam boyu güzel bir kadındı duyguları nehre kaçmış biri değildi. Sevdi mi severdi, sevenden ötürü...
İyi bir kadındı! İyi bir dosttu!
Bana gelirsek ben de bir AT’a takılıp yürüdüm seferler dolu yük gemilerine. Yıllarca çok kadınla tanışıp âşık oldum. Hepsi birdi zaten. Yalnızlık içinde yarım kalmış bir birdi. O gidince bir kalmış yalan bir kavun kabuğu ya da bir salağı oynamış sigara. Hep fotoğraflar kavmine yazıldım sayfalar boyu, ona baktım, o son bakışına baktım. Hep o son bakışına takıldım diplomatik dikiş makinalarında. Yıllarca hep bunu düşünüp tartıştım panzehir beynimin bulutlarında. Ne demek istemişti? Neden sadece susup bakmıştı? Ve neden ağlamıştı? O iyi kadın her şeyi oraya mı saklamıştı? Bilemiyorum, bu düzenbaz duygularımın en narlı parçalarında bilemiyorum.
Yıllar geçtikçe hiçbir duygu boşa kürek sallamıyor hep bir adaya ulaşmak istiyor. Ben de figüran bir sehpanın susmuş ayağı olmuştum adaya ulaşmak isteyen kürekler gibi, bilmiyorum bir gün ulaşabilecek miyim? Yoksa bağzı duygular gibi kül olup yere mi sendeleyeceğim? Bilemiyorum, hiçbir şeyi bilemediğim gibi... Ama o kadın çok mutlu olmayı hak etmişti, o adada olmayı hak etmişti. Çünkü o kadın, iyi bir kadındı!